EMLAK VERGİSİ REHBERİ

2012-03-10 20:11:18

"" Vergi rehberi Kira geliri elde eden ev sahipleri için 26 Mart son gün. Bu tarihe kadar vergi miktarınızı belirlemeniz gerekiyor. Ancak beyanname verirken size sağlanan indirimleri unutmayın Kira geliri olanlar dikkat! Bu ayın 26'sına kadar, kira geliri olanların beyannamelerini teslim etmeleri gerekiyor. Beyan etmeyenler Maliye Bakanlığı'nın online kira beyanı sistemi ile kendilerine mektupla gönderdiği beyannameleri kabul etmiş sayılacak. Online olarak hazırlanan mektuplarda birçok yanlış olduğu ortaya çıkarken, vatandaşlar da beyanname hazırlığı içerisine girdi. Bir milyonu aşkın mükellefi ilgilendiren kira gelirleri hakkında, kanunda vatandaşın birçok hakkı ve muafiyetliği bulunuyor. Öncelikle kira gelirinde 2 bin 800 lira istisna tutuluyor. Bu miktara kadar kira gelirinden vergi alınmıyor. Üstündeki miktarlardan da 2 bin 800 lira düşülüyor. Kira gelirleri beyan edilirken, hangi yöntemin tercih edileceği de çok önemli. İki yöntem var. TERCİH YAPILIYOR Birincisi 'götürü gider yöntemi', ikincisi 'gerçek gider yöntemi'. Götürü gider, 1 lira masrafınız olmasa bile, yıllık kiranın (istisna sonrası), yüzde 25'ini düşebilmeniz anlamına geliyor. Gerçek gider yönteminde de ev sahipleri, kira gelirlerini beyan ederken, birçok indirimden faydalanıyor. Bu indirimleri aşağıdaki soruların cevaplarında bulabilirsiniz. HANGİ HALLERDE PARA İSTENMİYOR? Boş kalan konutun korunması aVergi rehberi Kira geliri elde eden ev sahipleri için 26 Mart son gün. Bu tarihe kadar vergi miktarınızı belirlemeniz gerekiyor. Ancak beyanname verirken size sağlanan indirimleri unutmayın Kira geliri olanlar dikkat! Bu ayın 26'sına kadar, kira geliri olanların beyannamelerini teslim etmeleri gerekiyor. Beyan etmeyenler Maliye Bakanlı... Devamı

DEĞERLİ HEMŞEHRİM AYDIN MENDERES VEFAT ETTİ,

2012-03-02 10:38:00

ALLAHIM MEKANINI CENNET EYLESİN.............. DUALARIMIZI KABUL... ...Kaynak : impressario.blogcu.com Devamı

GÜÇLÜ KADINLAR..............

2012-02-22 14:37:00

  " Güçlü      kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan.. Anne      babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi paralarını kendileri      kazanmak isterler.    Evdeki tüm tamirat,      tadilat işlerinden anlarlar. Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını      devam ettirebilirler. Faturalarını kendileri yatırırlar. Hemen hemen tüm      işlerini kendileri yaparlar. Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler.      Özgürlüğü severler, dik durmayı da, güçlüdürler çünkü... Âşık olduklarında      hissederek yaşarlar. Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük      beklentilere de girmezler. Sevdiklerine problem çıkarmazlar. Bütün gün      çalışıp durduktan sonra, akşamları yorgun da olsalar sevgilileri      buluşalım dediğinde, hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden      almalarına gerek kalmadan, o her neredeyse onun olduğu yere giderler.     Çoğu zaman      sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları      sıkıntıdan, yansıtmazlar çünkü. Para var mı, işyerinde sıkıntı mı oldu,      birine canı mı sıkıldı, hiç bunlarla yormazlar birlikte oldukları erkeği.      Çünkü istemezler kimse onlara acısın. Sonra da bir bakarlar ki, bu kadar      dik durmanın ve sorun çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara   &... Devamı

ÇANKAYA BELEDİYESİNDE,BÜROKRASİ KARMAŞASI

2012-01-26 12:50:00

Bağkur emeklisi olduğum için, Tapuda adıma Kayıtlı olan tek Dairemin Emlak vergisinden Muaf olduğu Kanunla Belirlenmiştir.26.01.2012 tarihinde muafiyet işlemlerini yaptırmak için Belediyenin ilgili birimine başvurdum. gerekli olan evrakları verdim, işlem yapılması için gerekenin yapılmasını istedim. önce benden emekli Kartımı ibraz etmem istendi, SGK nın emekli kartı uygulamasını kaldırdığını bu yüzden olmadığını söyledim, Bu sefer "Gidin sgk dan emekli olduğunuza dair yazı getirin dendi. Dışarıda yağmur sicim gibi yağıyor. Dedimki, Bu Devirde böyle ilkel bir yöntem olamıyacağını, TC KİMLİK NO'm ile Bakarsanız Emekli olduğumu anlarsınız dedim. Biz SGK nın sistemlerine giremiyoruz dediler. Mecburen sgk nın yolunu tuttum. ilgili memura keyfiyeti anlattım, "Dediki işgüzarlık yapmışlar, sistemden sorgulayabilirler dendi. neyse emekli olduğuma dair bir yazı verdiler, Bu Yağmurda tekrar Belediyenin yolunu tuttum. yazıyı verdim,Evrakı Kayıttan geçirdim, 25 nolu odaya gidin işlemleriniz yapılsın dendi. Sıkı Durun Şimdi.......... Dedilerki İkamet Adresiniz Kendi Dairenizde görünmüyor, eviniz Kiradamı Dediler,Evet Dedim, "evim kirada ama Bende Kirada oturuyorum,Ordan alıp oturduğum evin Kirasını ödüyorum Dedim. Bu Defa Maliyeden Vergi vermediğime Dair Belge istendi.  Ben bir mağarada veya bir Ağaç Kovuğunda yaşamadığıma göre, ve Başka bir Adreste oturduğuma göre, Belli'ki Kirada oturuyorum. Bu nasıl bir anlayış,nasıl bir uygulama, nasıl bir bürokrasi,Bir Anlam veremiyorum. "ÇANKAYA BELEDİYESİNİN Bu yaptığı yanlışlar bir değil onuda belirtmeliyim. "Hükümetler istediği kadar Kanunlar çıkartsınlar, "ANAYASAYI KÖKTEN DEĞİŞTİRSİNLER, Bürokrasiyi yönetenlerin Kafaları değişmedikçe, Hiç bir şeyin değişmeyeceği ortada, Bu kadar Teknolojinin ve Bilişimin ilerlediği Günüm&uum... Devamı

DEĞERLİ HEMŞEHRİM AYDIN MENDERES VEFAT ETTİ,

2012-01-01 00:00:00

ALLAHIM MEKANINI CENNET EYLESİN.............. DUALARIMIZI KABUL ETSİN.......... ACINIZI SİZİNLE PAYLAŞIYORUZ............. AİLESİNE,YAKINLARINA,SEVENLERİNE,HALKIMIZA........ ALLAH CC. GÜÇ VERSİN................... TÜRK  HALKININ BAŞI SAĞOLSUN............. Devamı

SÖZDE TATLIYA BAĞLAYALIM

2011-12-19 10:53:00

""" """ Türk Telekom Mart 2011 tarihine kadar olan borçları nedeniyle sözleşmeleri iptal edilen Türk Telekom Müşterilerini kısa süre devam edecek olan “Tatlıya Bağlıyalım” kampanyasından yararlanmaya çağırdı. Türk Telekom ayrıca bu kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerinin borçları için %100 faiz indirimi yapacak ve faturasız gecikme bedelini de talep etmeyecektir. Kampanyadan daha önceki kampanyalardan borçlarının taksitlendirmesi devam eden müşteriler de yararlanabileceklerdir.DİYOR. ancak , geçmişte 1 lira borcu olandan 2 lira isteniyor, şayet ödemezseniz 10 lira ödeyeceksiniz diyede "TEHDİT EDİYOR. GELELİM BUGÜNLERDE YAPILAN BİRBAŞKA ALDATICI REKLAM UYGULAMASINA T.Telekom; bugünlerde kamuoyuna şöyle bir reklamı sunmaktadır. "Borçlar yük olmasın, Türk Telekom borçları tatlıya bağlıyor, telefonlar yeniden canlanıyor" Bu reklamdan her yurttaşın anlayacağı şudur!... 'Benim de Türk Telekom'a geçmiş aylardan ödenmemiş telefon faturaları borçlarım var. 31. Aralık 2011 tarihine kadar da süre doluyormuş. Gideyim bu borçlarımı hazır T.Telekom, borçları tatlıya bağlarken vede gecikme ve faiz almıyorken ödeyeyim.' YANILIYORSUNUZ. AMAN HA DİKKAT !... Vatandaş, doğru ve dürüst  olarak elinde imkanları olmadığı için üç beş aylık telefon faturalarını ödememiş olabilir. Zaten onların görüşme olanaklarını T.Telekom belirli bir süre sonra sınırlamakta veya engellemektedir. Ancak borçlar bakidir.  Eğer birikmiş bu borçları ödemeye giderseniz biliniz ki, yapılan aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar gereğince sizden ödenmemiş faturalarınızın tüm gecikme v... Devamı

DR.EROL KÖSE'YE AÇIK MEKTUP.....

2011-12-13 22:34:00

sn.Dr.Erol köse, İnsanları küçük düşürücü aşağılayıcı rezil yazılarını ve yayınladığın resimleri,ibretle ve utançla izliyorum. ve bir Anlamda veremiyorum. Amacın ne ?, ne yapmak istiyorsun. yaptığın bu çirkin ve utanç verici yazı ve fotoğrafların sana bir prim yapacağını düşünüyorsan,Aldanıyorsun. Her yazında biraz daha Batıyorsun ve nefret ediliyorsun. sana tavsiyem bu huyundan vazgeç,ayıptır,Günahtır. Sen bundan 15 20 sene evvel Ankara Düğün salonlarında 2 arkadaşınla beraber, Komiklik yaparak ekmek paranı kazanmaya çalışıyordun. Sonra nasıl olduysa İstanbulda Cem Uzan'ın Himayesine girdin, Sana "KRAL TV'yi emanet etti,Biranda kendini Menejer,Prodüktör,organizatör görmeye Başladın. Sanat camiasında yüz karası oldun. Herkesin Gençlik yıllarında Yapmış oldukları Hataları Yanlışları Tozlu Raflardan Bulup İfşa etmeye BaşladınSende Hiçmi "ALLAH KORKUSU YOK. Gençlikte Herkes Hatalar yapabilir, Bunları bulup ifşa etmekmi lazım. Sanat Camiasında hiç kimse Tarafından sevilmiyorsun. Bunu böylece Bil. Sana şunu söyleyimki, Sen Daha kısa Pantalon Giyerken, "SANATIN VE SANATÇININ  s'sini Bilmezken Ben bir işveren olarak Bu camianın içindeydim. Gençlik yıllarımda Bir çok olaylara ve Hatalara Şahid oldum,üstelik birçoğunun Film,Video,Fotoğraf gibi Basında çıkmış veya çıkmamış Birsürü Dökümanlar bendede var. Şimdi Bunları ifşa etmek Basına Açıklamak,yayınlamak Doğru bir Hareketmi.? Yaptığın Yayınladığın Rezillikleri Görmüyormuş gibi, Ben Doktorum Diyorsun, Yargıya gideceğim diyorsun. "SANA YAZIKLAR OLSUN DEMEKTEN BAŞKA BİR LAF BULAMIYORUM. (muhsin Yemez)   Devamı

OKUMA YETENEĞİNİ KAYBEDENLER.........

2011-11-17 11:09:00

  Bir sabah okuma işlevini yitirmiş olarak uyanan yazar, yazmaya devam ediyor. Yazıyor ama kendi yazdığını okuyamıyor. Daha ilginci rakamları okuyabilir... Beynimizin okuma bölümü, harf kutusu var. Okuyan beyin yapısal olarak değişiyor. Okuma konusunda çok ilginç, güzel bir yazı: Disleksi, aleksi, agrafili aleksi, saf aleksi, kelime körlüğü... nedir?   Okuyan Beyin Şu anda gözleriniz beyaz bir kâğıt üzerine yazılmış gri renkli, kimi düz, kimi eğimli çizgilerden oluşan, bazılarının birden fazla parçası olan şekiller üzerinde dolaşıyor ve onları satır satır tarıyor. Ancak beyniniz bu basit şekilleri algıladığında olağanüstü bir değişim gerçekleşiyor ve zihninizde bilimin gizemli dünyasına, yepyeni bir yolculuğa çıkıyorsunuz.   —Peki beyin nasıl okuyor? —Beyinde görme merkezi olduğu gibi acaba bir de okuma merkezi mi var? —Okuyan beyinle okumayan beyin bir mi? —Acaba gelişmişlik seviyesi ile toplumun okuma düzeyi arasında bir bağlantı olabilir mi?   Bilim ve Teknik / Eylül 2011 / Bahri Karaçay   Bu bir şaka mı? Gazetede ki bu tuhaf şekiller de ne? Howard Engel için 31 Temmuz 2001 günü diğer günlerden farksız başladı. Uyanıp yataktan kalktı, giyindi, kahvaltısını hazırladı. Dağıtıcının evinin önüne bıraktığı gazetesini almak üzere dış kapıya doğru yürüdü. Toronto Globe and Mail’in o günkü sayısı eşikte onu bekliyordu. Gazeteyi eline alır almaz ön sayfaya göz atmaya başladı. Ancak bir gariplik vardı; gazete yabancı bir dilde, Sırpça veya Hırvatça, belki de Korece basılmıştı, en azından Howard öyle düşündü. Geri kalan her şey normaldi; sayfa düzeni, resimler ve sütun... Devamı

Karahisari Mushaf-ı Şerif

2011-11-02 11:44:00

Osmanlı Sarayı'nın kitap sanatıyla uğraşan ehl-i hiref sanatçıları tarafından yaratılmış en önemli eserlerin başında "Ahmed Karahisarî Mushaf-ı Şerîfî" adıyla tanınan Kur'an-ı Kerîm gelmektedir. Eser Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hırka-i Saadet kitapları arasında 5 numarada kayıtlıdır. Altın yaldızlı şemse, köşebent ve bordürlü olan cildi, miklepli ve siyah renk deriden olup, zaman içinde onarım görmüştür. Osmanlı dünyasında yazılmış en büyük boyuttaki Kur'an-ı Kerîm olan bu eser, 61.5x42.5cm. boyutlarında ve 300 yapraktır. Eserin, hattatın adının ve istinsah tarihinin yazılması gereken kısmı, yani ketebe (kolofon) yeri boş bırakılmıştır. Geçmişte ve günümüzde Kanunî Sultan Süleyman döneminin ünlü hattatı Ahmed Karahisarî'ye atfedilmesinin sebebi, başındaki bir vakıf kaydıyla ilgilidir: 1b sayfasındaki bu vakıf kaydında özetle, eserin Karahisarî Mushaf-ı Şerîfi olduğu, o güne kadar padişah hazinesinde saklandığı ve Sultan II.Mustafa tarafından 1107 (1696) yılında tilâvet olunması için Hırka-i Şerîf Odası'na (Has Oda) vakfedildiği belirtilmiştir.   Devamı için www.abaybooks.com bakabilirsiniz Devamı

İKİNCİ EL GİYSİ SATAN EN İYİ MAĞAZALAR

2011-09-02 20:31:00

  Eskiden hiç tanımadığınız birinin eskilerini giymek ayıp sayılır, ikinci el giyenlere ‘bitli gençler’ gözüyle bakılırdı. Oysa şimdi ikinci el giysi satan mağazaların sayısı hızla artıyor, ünlü isimler ‘Nereden giyiniyorsunuz’ diye sorulduğunda göğüslerini gere gere ikinci el satan yerleri tercih ettiklerini söylüyorlar   Yakın zamana kadar hálá genç işi diye bakılan ikinci el giysi alışverişine artık herkes merak sardı. Çünkü Armani, Gucci, Versace gibi dünyaca ünlü markaları uygun fiyatlarla satın almanın en kolay yolu bu. İşte Türkiye’nin ikinci el giysi satan en iyi 10 mağazası...   PORTOBELLA   Cahide Sonku’nun kıyafeti seyirlik Cihangir’deki dükkanın sahibi Macide Karaali. Güzel liman anlamına gelen Portobella’da ikinci el dönemsel kıyafetleri bulmak mümkün. 1930, 40 ve 60’lı yıllara ait bu giysiler, özellikle yurtdışından büyük talep görüyor. Cahide Sonku’nun kıyafeti, dükkanda görebileceğiniz nadide parçalardan biri. Ama satılık değil. Avrupa, Amerika, Uzakdoğu ve Afrika’dan getirilen giysiler, özellikle Türk film yapımcılarının ve reklamcıların gözdesi. Onarım ve kuru temizlemeden geçirilen kıyafetler, çeşitli şekillerde kiralanabiliyor. Günlük kiralar 20-100 milyon lira arasında. 1930’lara ait kıyafetler 150-500 milyon lira arasında fiyatlarla satılıyor. Portobella’da Gucci ve Armani gibi ünlü markalara ait tasarımları ve eski el işi yatak örtülerini de bulabilirsiniz. Gucci marka bir kıyafetin fiyatı 200 milyon lira. Adres: Cihangir Caddesi No: 29 Beyoğlu, İstanbul. Tel: 0212-245 11 68.     AVANTGARDEAST   60’lı ve 70’li yılları... Devamı

MEHMET HABERAL PARTİ KURACAKMIŞ

2011-06-15 12:17:00

"" Sn. Haberal'ın Bağımsız olarak seçilmesinin ardından, "ANAP'la DYP nin Birleşmesinden meydana gelen DP'nin Başına geçebileceği veya Yeni Bir Parti kurup Mecliste GRUP OLUŞTURACAĞI Hk.da Bilgisi geldi. Hayırlı olsun. Ancak çok uzun zamandır Merak Ettiğim Bir Konu var, "Doğruluk derecesinide pek bilmiyorum, "" Mehmet Haberal 2002 öncesinde Halkbank'dan aldığı Kredisinin ve  Borcunun silindiği,yönünde,Doğrumudur.? "ACABA,Ankara gölbaşındaki 4 yıldızlı Patalya Otelini ve yine Kızılcahamamdaki 4 yıldızlı Patalya Hoteli Acaba Bu Kredi'ylemi yaptı. çok merak ediyorum."Bu konuda bir açıklama getirirse memnun olurum. "impressariomarco...... Basında çıkan bir yazı'dan Alıntı...........   Haberal'ın 1996'da Halk Bankası'ndan kullandığı 25 milyon dolarlık kredi için Hazine garantör oldu. Devlet kuruluşlarına bile yüzde 55'le kredi veren banka, Haberal'a yüzde 30 faizle kredi sağladı.   Üniversite borcunu ödeyemeyince, dış kaynaklı kredinin ana parasını Hazine ödedi. 2002'de üniversitenin talebiyle borç yeniden yapılandırıldı. Dönemin Hazine Müsteşarı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ile Devlet Bakanı Kemal Derviş'in imzaladığı yeniden yapılandırmada, 5 yıllık gecikme faizi hesaba katılmadı. Fatura Hazine'ye kesildi.   O KİŞİLER ŞİMDİ NEREDE ÇALIŞIYOR?   Hazine'yi zarara uğrattığı ileri sürülen Öztrak, 2007'de CHP'den milletvekili seçilirken, krediye devlet garantisi sağlayan dönemin Hazine Müsteşarı Ayfer Yılmaz ise 2002'den bu yana Başkent Üniversitesi'nde çalışıyor. Faiz kıyağı yapan Halk Bankası Genel Müdürü Ufuk Söylemez ise Başkent TV'de program yapıyor. Başbakanlık ise kredi kıy... Devamı

BİR ZAMANLAR BANKALAR..............

2010-10-13 11:46:00

  BİR ZAMANLAR BANKALAR ...................... impressario marco (muhsin yemez)   "" 1930'dan 70'lere ikramiye çekilişleri 'Daireniz bizden'   30'lu yıllarda bankalar tasarrufu teşvik etmek, 'yastık altı'na son vermek için, ikramiye çekilişleri düzenlemeye başladılar. Bu uygulama 40 yıl boyunca, gündelik hayatın da renkli bir parçası haline geldi.       .....   31 Ekim Tasarruf Günü   Türkiye'de tasarruf alışkanlı­ğını geliştirmeye yönelik önemli bir girişim olarak 29 Aralık 1929'da Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu. Başta bu ce­miyet olmak üzere, çeşitli ku­rumlar tarafından bastırılan ilan, afiş ve diğer araçlarla, ka­muoyunda tasarruf alışkanlığı ve terbiyesinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına çalışıldı.   ....   1924 yılında, Birinci Uluslarara­sı Tasarruf Kongresi'nde kabul edilen 31 Ekim günü, 1935'ten itibaren Türk bankaları tarafın­dan da 'Tasarruf Günü' olarak kutlanmaya başlandı.   Çekilişler başlıyor   1930'ların ortasına gelindi­ğinde, bankalar yaygın tasarruf alışkanlıklarını değiştirmek yani menkul değerlerin banka dışı kurum ve araçlarla, başta 'yastık altı' olmak üzere değerlendiril­mesi ve gayrimenkul değerlere dönüşmesi yerine, 'mevduat' olarak bankalara yatırılması için girişimlere yöneldiler.   Kumbara ile başlayan yeni tasarruf alışkanlığı, 1930'da ön­ce İş Bankası, ardından aynı yıl içinde, birka... Devamı

ESKİ HATIRALAR..............

2010-09-14 12:41:00
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 1
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 2
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 3
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 4
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 5
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 6
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 7
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 8
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 9
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 10
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 11
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 12
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 13
ESKİ HATIRALAR.............. |  görsel 14

ESKİ HATIRALAR................ Devamı

NEDEN EVET OYU KULLANDIM........

2010-09-09 09:04:00

NEDEN EVET OYU KULLANMALIYIZ.............. impressario marco (muhsin yemez)     ""Sabah Erkenden Kalktım,Kahvaltı Bile Etmeden 07.30 da Evden çıktım, oy Kullanma Yerim "TÜRK DİL TARİH KURUMUYDU. Yürüyerek 10 Dakikada Oy Kullanma yerine vardım. Seçim Görevlileri ve Emniyet Mensupları içerde Hazırlıklarını yapıyorlardı. 20 Dakika kadar Kapının önünde Bekledikten sonra, oy verme işlemi Başladı önümde hiç Kimse yoktu. 1.sıradan ilk oyumu Ben kullanacaktım. ve 1248 nolu sandıkta 98 .sıraya kayıtlı olduğum Listede İsmimi buldum. Kimliğimi görevliye verdim. oy Kullanma yerine geçtim. "EVET" Bölümüne Beyaz Tarafa  TERCİH  mühürünü vurdum. mürekkep öteki tarafa Bulaşmaması için oy pusulasını ters katladım, "VATANIMA VE MİLLETİME HAYIRLI OLSUN Dileklerimle, "SİFTAHI BENDEN BEREKETİ ALLAHTAN DİYEREK, OYUMU SANDIĞA ATTIM. Özgür irademle,ASKERİN VE SİVİL BÜROKRASİNİN, "VESAYET REJİMİNE  ve STATÜKOYA karşı olduğum için, "TERCİHİM bu yönde oldu. (impressario marco) 12.Eylül 2010. saat: 09.00 1924 Anayasası hariç, diğer Anayasa’ların tamamı darbeler neticesinde oluşturulan asker destekli danışma meclisleri tarafından gerçekleştirilmiş ve önce askerlerin onayını alarak uygulamaya geçilmiştir. Bu Anayasa’lar devleti kutsamış, milleti dikkate almamış, vesayet rejiminin devamını sağlayıcı olmuş ve demokratikleşmenin önünü açıcı değil, tıkayıcı olmuştur. Bu Anayasa’larla Türkiye bir türlü ideolojik ve güçlülerin hâkimiyetine dayalı yönetime son verememiştir. Türkiye’de hukukun ... Devamı

ALİAĞA ŞENLİĞE HAZIR.........

2010-08-06 16:07:00

  ALİAĞA ŞENLİĞE HAZIR.......................... impressario marco (muhsin yemez)   ""Aliağa'da yapılacak olan şenliklerin,Barış Havası içinde Ülkemize Demokrasi Düşüncesinin yayılarak Kardeşlik Havası içinde geçmesini Temenni ederim.Bu şenlikleri Düşünenleri,Tertipleyenleri,ve Kıymetli Katılımcıları,ve Aliağa Halkını Yürekten Kutluyorum.. (muhsin Yemez) 07.08.2010   Aliağa şenliğe hazır !, Bu yıl 21. kez yapılacak olan Emek ve Barış Şenlikleri 6 Ağustos Cuma günü başlayacak. 3 gün sürecek şenliklerin hazırlıkları tamamlandı. Şenlikler başlamamasına karşın kurulan stantlar ilk günden ziyaretçi akınına uğradı.        Başkan Oğuz; “Tüm yurttaşlarımızı şenliklerimize bekliyorum.” Şenliklerle ilgili hazırlıkların tamamladığını belirten Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz “Birçok kent şenlikleri için gelişi güzel isimler koyarken Aliağa, emekçi kentine yakışan özdeşleşen Emek ve Barış Şenlikleri’ne 21. kez merhaba diyecek. Türkiye’nin tek Emek ve Barış Şenlikleri yurdun dört bir yanına ülke olarak bugünlerde fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz barışı yayacak. 6, 7 ve 8 Ağustos tarihlerinde yapılacak şenliklerimizde Türkiye’nin çok önemli sanat, siyaset, bilim adamlarını ağırlayacağız. Metin Uca, Cezmi Ersöz, Nihat Genç, Altan Gördüm ve Halil Ergün gibi önemli isimlerin söyleşi, gösteri ve dinletilerinin yer alacağı şenliklerde Tolga Çandar, Suavi, Coşkun Sabah, Gülşen, Kıvırcık Ali ve Zülfü Livaneli konseri yer alacak. Emekten yana olanları barışa katkı koymak isteyen tüm yurttaşlarımızı şenliklerimize bekliyorum.” dedi.&n... Devamı

ÜNLÜ MEDYUM,"BOSNALI ASLI YILDIZ.......

2010-07-30 12:30:00

"" ÜNLÜ MEDYUM BOSNALI "ASLI YILDIZ.................. impressario marco (muhsin yemez)     ""ASLI YILDIZ'I GENÇ KIZLIĞINDAN BERİ TANIRIM.KENDİSİ DUVARLAR YIKILMADAN ÖNCE ESKİ YUGOSLAV VATANDAŞI,"BOSNA HERSEK DOĞUMLU,BİR TÜRK VATANDAŞIDIR. KENDİSİNİ TANIDIĞIMDA 16 - 17 YAŞLARINDA SARI SAÇLI,MAVİ GÖZLÜ,AKILLI VE KALBİ ÇOK TEMİZ BİR GENÇ KIZDI. ONDA BİRTAKIM ÜSTÜN YETENEKLER OLDUĞUNU O ZAMANLAR FARK ETMİŞTİM. 1970 Lİ YILLARIN ORTALARINDA ÇOK SIKINTILAR YAŞAMIŞ,GENÇ VE GÜZEL BİR KIZDI. ANCAK HİÇBİR ZAMAN MÜCADELEYİ BIRAKMAMIŞ,HEM ÇALIŞMIŞ HEM OKUMUŞ BÜTÜN ZORLUKLARA RAĞMEN KENDİ KENDİNİ YETİŞTİRMİŞ BİR İNSANDIR. ONUN PARAYLA PULLA İŞİ OLMAZ,ALLAH'TAN KORKAR, İNANMADIĞI BİR ŞEYİ YAPMAZ DÜRÜSTLÜKTEN ASLA ÖDÜN VERMEZ, GENELDE YAPTIĞI İŞLERİ  "ALLAH İÇİN YAPAN BİR İNSANDIR. AŞAĞIDA OKUYACAĞINIZ YAZILAR MEDYADA YAYINLANIŞ  YAZI VE RÖPORTAJLARDIR. KENDİSİNİ DAHA DETAYLI TANIMANIZ İÇİN,07.AĞUSTOS.2010 TARİHİNDE CUMARTESİ GÜNÜ "KANAL  A PROGRAMINDA İZLEYEBİLİRSİNİZ.ALLAH KENDİSİNİNDE YOLUNU AÇIK ETSİN.(muhsin yemez) "aslı yıldız'la yapılmış bir röportaj......... Hem gelecekten bahsettik, tabiri yerindeyse Türkiye için tarot açtırdık. Hem de genel anlamda medyumluk mesleğini masaya yatırdık. Medyum Aslı Yıldız ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik: Yeni bir yıla girmek hep heyecan vericidir. Her zaman yeni yıldan bir sürü beklenti vardır; para, aşk, sağlık, iş... Ama her yeni yıl herkese güzellikler getiremeyebiliyor. Kimine neşe, kimine sıkıntı veriyor, kimine diploma verirken kimine tasdikname veriyor, kiminin kucağ... Devamı

ARI REÇİNESİ,POLEN,VE BAL MUCİZESİ.......

2010-07-27 14:51:00

"" Gölyaka Bal üreticeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı  Sn. Hasan Örenay'ın  XİNG'de yayınlanan Bir Yazısını önemli Buldum. Sitemde Yayınlamaya Karar verdim. (impressario marco,) Muhsin Yemez 27.07.2010 Bütün dostlara Merhaba Trabzonlu Ömer Özdoğan, bir yıl önce, telefonla arıyor ve “Kansere çare buldum, ya beni kendi programınızı çıkarın ya da Uğur Dündar’ın telefonunu verin” diyordu. Önceleri pek ciddiye almamıştım ama ısrar üzerine sn. Dündar’ın telefonunu bulup kendisine verdim. Sonra bir yakınımın kanser olduğu ve iki aylık ömrü kaldığı ortaya çıktı. Öyle ki doktorlar kemoterapi bile uygulayamıyor, vücudun bu ağır ilaçlara direnemeyeceğini ve hastanın hemen öleceğini söylüyordu. ***Hastamızın midesi bir yıl önce tamamen alınmıştı. Hastalık daha sonra midenin üstünde 12 parmak bağırsağından yemek borusuna ve oradan da artık bütün vücuda yayılmaya başladı. Yapacak başka bir şey kalmadığından Ömer’i aradım ve bahsettiği ilâcı göndermesini istedim. Ömer’in gönderdiği bal, arı sütü ve polenden oluşan macunu ve arı sakızını hastaya verdim, Bir hafta içinde kendi çabasıyla ayağa kalkmaya, yürümeye başladı. Bacağındaki 20 cm. uzunluğunda ve dört-beş cm. enindeki yara da hızla iyileşmeye başladı. Belden aşağısı davul gibi şişiyor, su topluyor ve bacağındaki yaradan şırıl şırıl su akıyordu. Bu arada iyileşmeye başlayıp evin içinde dolaşırken ayağı bir mindere takılıp düştü, kalçasını kırdı, ameliyat edildi, ameliyat yaraları da üç ay içinde hızla kapandı. Bir deri bir kemik kalmışken, kilo aldı, kendisini iyi hissetmeye başladı, genel karakteri olan karamsarlığı bile kayboldu, sağlıklı düşünmeye başladı. Şimdi hast... Devamı

DEĞERLİ ARKADAŞIM OĞLUNU KAZADA KAYBETTİ.

2010-07-03 10:53:00

"""""""     30.06.2010 18:39:35 Bolu TEM Otoyolu'nun Abant Kavşağı yakınlarında park halindeki kamyona çarpan minibüsteki Arif Çopur ile Arif Zorşahin öldü. "NUR İÇİNDE YATSINLAR MEKANLARI CENNET OLSUN.(MUHSİN  YEMEZ) Kaza, TEM Otoyolu'nun Abant Kavşağı'na bir kilometre kala meydana geldi. Gaziantep'ten İstanbul'a fıstık yükü götüren Arif Çopur (25) yönetimindeki 27 J 7240 plakalı minibüs, emniyet şeridinde park halinde bulunan Zafer Kapucu (44) idaresindeki 34 DH 6299 plakalı inşaat malzemesi yüklü kamyonete arkadan çarptı. Metal yığını haline gelen minibüste şoför Arif Çopur ve yanındaki Arif Zorşahin (24) hayatını kaybetti. Kamyon şoförü Zafer Kapucu, kamyonunun arıza yaptığını ve emniyet şeridine çekerek, parça beklediğini, kazanın bu sırada meydana geldiğini belirtti. ... Devamı

HAMİT KURALKAN........

2010-06-29 00:55:00

Rahmi Erdem, Hamid Kuralkan’ı anlatıyor: HAMİD KURALKAN’IN SAMİMİ DAVETİ İLE VAN’A GİTTİM 1938 Konya Bozkır doğumluyum. 1958 yılında Adana Ziraat Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Askerlik hizmetimi tamamladıktan sonra, 26 Temmuz 1960 tarihinde Bitlis’in Tatvan ilçesinin, Teknik Ziraat Müdürlüğüne tayinim çıktı. Tatvan’da hizmetler hızla inkişaf ederken, Risale-i Nur okuduğum, dinime imanıma hizmet ettiğim için, 1 Ağustos 1961 tarihinde evim arandı... Tevkif edildim ve Bitlis Cezaevine gönderildim. 15 Kasım 1961 tarihinde, mahkemenin hakkımızda tahliye kararı geldi… Dışarı çıktık… Artık resmen sabıkalı olmuştum. Tatvan’daki iman  ve ahiret arkadaşlarım kendilerine bir zarar gelir endişesiyle, ilk gün beni evlerine kabul edemediler. Bir otelde kaldım. Memuriyetimi de kaybetmiştim... Memleketim Konya’ya dönme kararı vermişken, bir de Van’a, Hamid Kuralkan ağabeye danışayım dedim. Durumu kendisine anlattım. Mübareğin öyle güzel bir sesi ve sadası vardı ki… Şefkatle: “Kardeşim Rahmi, gel buraya beraber olalım… Cenab-ı Hak Gafur-u Rahim’dir. Ekmeğimizi bölüşür, ne bulursak beraber yeriz... İstersen sana burada ufak çaplı bir iş de buluruz. Peygamberimiz (ASV) ‘rızkın onda dokuzu ziraat, ticaret ve sanattadır’ demiş; onda biri memuriyette kalıyor. Sıkma canını, gel buraya Rahmi kardeş…” dedi. Zübeyir Ağabey ile de istişare ederek gittim Van’a. Bu güzel ses, bu samimi davet, gençliğimin 10 senesinin şarkta, şark Nur hizmetlerinde geçmesine vesile olmuştu… 1961 senesinde, daha henüz Van’da dersane, medrese yok. Bana, “Seni Camide misafir edelim” dediler. Beş altı ay kadar Üstad’ın da ikamet ettiği Nurşin Camiinde kaldım. Hayatımda hiç camide yatmamıştım&h... Devamı

EYYYY HÜKÜMET TÜRKİYE'DE EMEKLİYE YAŞAMA HAKKI YOKMU.

2010-06-27 14:51:00

"""""""" < Önceki   [anasayfa] EYYY HÜKÜMET TÜRKİYE'DE EMEKLİYE YAŞAMA HAKKI YOKMU.................. impressario marco (muhsin yemez)  Türkiye’de emeklilik kabusa dönüştü! Avrupa ülkelerinde yaşayanların aksine, Türkiye’de insanlar ne olmamak için dua eder hale geldi? Emekli… Peki niçin? Yarı aç yaşamak zorunda kalmamak için. Buna “abartı” diyenin, alnını karışlarım. Nedir Türkiye’deki açlık sınırı? 890 TL’dir. Nedir en düşük işçi emekli maaşı? 690 TL’dir. Bu ne demektir? Emekliye ödenen 690 TL’lik maaş, ‘açlık sınırı’nın hayli altında demektir. Günlüğü 23 TL’ye gelen maaşla, 3 kişilik bir ailenin (emekli-eşi-çocuğu) sağlıklı beslenebileceğini söylemek mümkün mü? Diyelim ki, mümkün. Peki, günde 23 TL’yi üç öğün karın doyurmaya harcayan bu aile, nerede ve nasıl yaşayacak? Dağ başında, mağara oyuğunda mı? Ormanda, ağaç kovuğunda mı? Yok hayır, şehirde yaşayacak, bir evde oturacaksa, kirasını nasıl verecek? Elektrik-su-doğalgaz faturalarını nasıl ödeyecek? Üst baş giderini neyle karşılayacak? Çocuğun okul giderlerini nereden sağlayacak? Bu ne ... Devamı

KATLİAMI ÖNGÖRMEK İÇİN DAHİ OLMAK GEREKMEZDİ,

2010-06-05 17:37:00

""""""""""Yaşanan bu vahim olayda Siyonist İsrail ne kadar suçluysa İktidardaki Hükümette,İHH yöneticileride aynı nisbette suçludur.Çarşambanın geleceği Perşembeden Belliydi.bir derneğin Dayatmasıyla 100 lerce insan Gemiye dolduruldu,sonu belli olan olan bir maceraya gönderildi.insan Birşeyi gerçekten Yapmaya Kararlıysa Önceden Tedbirlerini alırdı. (impressario marco) Söze İsrail Hükümetinin tutumunun, açık denizlerde ‘korsanlık’ yapmakla eş değerde bir  ‘ eşkıyalık’  olduğunu vurgulayarak başlamak lazım. Bu konuda Türk halkının çoğunluğu ile aynı fikirdeyim. İsrail Hükümeti adına yapılan açıklamalardan operasyonun kanlı olacağını anlamak için çok akıllı olmak gerekmiyordu. İsrail Filistinliler söz konusu olduğunda her zaman orantısız güç kullanmıştır. Bu nedenle böylesine kapsamlı ve ‘çok uluslu’ eylemlerde ölümlerin de olabileceğini tahmin etmek zor değildir. Anormal olan inşaat malzemelerini bile  “silah” kabul eden bir anlayıştan, normal insani davranışları beklemektir. Durum bu kadar açık ve net olarak ortada iken, “İsrail kuşatmasını delmek” hangi aklın ürünüdür, anlamak mümkün değildir!..Üstelik bu işin yardım kuruluşları eliyle yapabileceğini düşünmek ne büyük saflıktır!.. Birleşmiş Milletlerin kararlarını tanımayan bir devletin, yardım kuruluşlarının oluşturacağı kamuoyu baskısı karşısında  geri adım atacağını  nasıl düşünülebilir mi?... Eyleme katılan kişiler çok ‘inançlı’ veya ‘fanatik’  olabilirler!.. Bu nedenle de en ufak bir kıvılcım ortalığı cehenneme çevireb... Devamı

YUNUSLAR ÖZGÜR OLSUN,TUTSAK OLMASIN.

2010-05-21 23:08:00

Tutsak YUNUS istemiyoruz! Onlar ÖZGÜR olmalı! impressario marco (muhsin yemez)   """"""""""YUNUSLAR ÖZGÜR OLSUN,"TUTSAK OLMASIN,İŞKENCE GÖRMESİN.. Yunusları sevimli ve sempatik bulmayan yoktur herhalde. Ve onlarla yüzmek, suyun içinde oyunlar oynamak kimin hoşuna gitmez ki? Peki sizce onlar bu durumdan hoşnut mu? Yüz ifadeleri güleç olduğu için onların mutlu olduğunu sanabilirsiniz ama işin aslı hiç de öyle değil. Sırtlarından milyonların kazanıldığı sevimli gösteri yunusları, doğalarına aykırı ve sağlıksız şartlarda yaşıyor. Hele de Türkiye'deki gösteri merkezlerinin durumu hiç parlak değil. Özellikle geçen ay Alanya'daki bir gösteri merkezinde dört yunusun peş peşe ölmesi, Avrupa'daki sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Alman Balina ve Yunus Forumu WDSF (Wal und Delphinschutz-Forum) Türkiye'de bulunan 11 yunus gösteri merkezinde hayvanların sağlığını tehdit eden eksiklikler ve hatalı uygulamalar olduğuna dair açıklamada bulundu. Bu açıklamanın ardından tur şirketleri, yunus gösteri merkezlerini programlarından çıkarmaya başladı. Gösteri yunuslarının yaşadığı vahşeti anlatan The Cove isimli belgesel de en iyi belgesel dalında Oscar ödülü alarak dünyanın dikkatini bu konuya çekti. Yine geçtiğimiz ay ABD'de bir gösteri havuzundaki katil balina (orca), bakıcısını öldürerek tutsaklığın ne kadar tehlikeli olabileceğini en acı şekilde gösterdi. Yunus gösteri merkezlerinin sahipleri kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor ve her şeyi kurallarına uygun yaptıklarını iddia ediyor. Ancak ortada acı bir gerçek ... Devamı

GÜZEL ÇALIŞMALAR

2010-05-18 21:12:00

"""""""" to request a confirmation mail. Finally, reply to that mail to confirm.   Today I want to show you amazing paintings of Russian artist Leonid Afremov. Leonid Afremov tried different techniques during his career, but he especially fells in love with painting with oil and pallette-knife. Every artwork is the result of long painting process and brings different mood, colors and emotions. So colorful, lovely and professional at the same time these breath taking paintings will surely bring you a lot of positive and peace of mind.                                 ... Devamı

ALBERT EİNSTEİN...........

2010-05-15 10:58:00

"""""""""                                         ... Devamı

DÖRT KAPILI AMERİKAN ARABALARININ DEĞERİ GÜNGEÇTİKÇE ARTIYOR.

2010-05-06 22:36:00

""""""" Haziran 5th, 2009 Serdar GENÇ 5 yorum 1961 Chevy Belair 4 kapi sedan Amerika’da yapilan son arastirmalar; 4 kapi sedan ve ozellikle Stationwagon Amerikan klasiklerinin degerlendigi ve artik 2 kapili coupe ve convertible arabalar kadar aranir oldugunu ortaya cikariyor. 2 kapili coupe, hardtop ve convertible arabalarin degerlenip fiyatlarinin artmasi ile beraber, 4 kapili sedan, 4 kapi direksiz hardtop ve station wagon arabalar daha populer olmaya ve degerlenmeye basladilar.Bu durumun cesitli nedenleri var tabiki..En cok bilinen ve inanilan nedenin; eski Amerikan’lara olan ilginin Amerika’da ve tum dunyada giderek artmasi ve yogun bir talebin ortaya cikmasidir. 1960 Chevy Impala 4 kapi sedan Gunumuzdeki buyuk firmalarin iflaslari ve muhasebe/finans piyasalarinda yasanan uygunsuzluklar yuzunden , Amerika’daki yatirimcilar  yatirimlarini kendilerinin kontrol edebilecekleri alanlara kaydirmaya basladilar.Yatirim dediginiz sey, illa da kagit uzerinde, raporlarda, grafiklerde  olmak zorunda degildir,bazi yatirimlara fiziksel olarak dokunabilir, hissedebilir ve ondan zevk alabilirsiniz.Butun bu sayilan nedenler ve digerleri yuzunden , bahsi gecen arabalarin degerleri her gecen gun artmaya devam etmektedir. Bu yuzden, nadir bulunan ve satin alinmak istenen klasik arabalara yapilacak yatirimlar icin artik kafalarda bu isin neden yapildigina dair bir soru isareti kalmamistir.Astronomik fiyatlara ulasan klasik araba  acik arttirmalarina insanlar artik dunyanin dort bir yanindan telefonla yada on-line katilip alim yapabiliyorlar. Bir cok guclu/spor araba (muscle car) , 2 kapili coupe, 4 kapi hardtop ve convertible model arabalar , ciddi araba kolleksiyonerlerinin elinde  ve bu arabalarin degerleri her gecen gun artmaya devam ediyor, bir cogunu alip kullanmak  cok pahali bir hobi haline gelmis durumda. ... Devamı

CANLI ET İTHALATI

2010-05-03 17:51:00

CANLI HAYVAN İTHALATI............... impressario marco (muhsin yemez)   """""""Et Balık Kurumu'na verilen İTHAL CANLI HAYVAN VE KESİLMİŞ KARKAS ET İTHALATI,"Yetkisinin Kısa dönemde iyi olacağı kanısındayım. Hükümetinde Bu sebeple Bu Karara varmış olduğunu Düşünüyorum. Besicinin ve üreticinin ezildiği bir gerçek,  Ancak Birkaç Vicdansızın Yapmış olduğu Spekülasyon neticesinde, Evine Ekmeğini bile  zor götüren Binlerce Vatandaşımızın  "Eti sadece Vitrinde Seyretmekle Yetindiğide Bir gerçek.  "Bu Alınmış olan Karar, Ülkemiz ve Vatandaşımız ve Üreticimiz Açısından Eğer Yanlış uygulanırsa iyi olmaz, "Kötü olan Durumu Dahada Kötüye Götürür. Aşağıda okuyacağınız ÇAPAR KANAT isimli Köşe yazarının  Yazısında Katıldığım ve Katılmadığım Durumlar mevcuttur. Size Bazı örnekler vereyim. Ben 1973 yılında  Amasya'da Askerliğimi yaparken,Alayın Mutfağına Et Doğramaya Giderdim.Doğradığım Etler,"1946 senesi Damgasını Taşırdı."Yani Ben Doğmadan 5 yıl önce Kesilmiş Etlerdi."Ordunun Elinde Daima 10 - 20 yıllık  "STOK ETİ Mevcuttur. Donmuş olarak saklanır. Bugüne kadar Hiç bir Askerin Hastalandığı Görülmemiştir. Ayrıca Avrupa birliğinde 5 Milyonun Üzerinde Vatandaşımız Yaşamaktadır.ve Avrupanın Yetişdirdiği hayvanı tüketmektedirler. maşallah hepsi de sağlıklı insanlar.bol bol Et Tüketiyorlar. Hemde Kilosunu 8 TL. den. "Biz Sözde Bir Tarım Ülkesi olarak,ve Avrupanın vatandaşına verdiği Ücretin 5 te Birini Vatandaşımıza verdiğimiz halde, "Etin Kilosunu 30 Liraya yediriyoruz. "Yazıklar olsun demekten Başka birşey bulamıyorum. "Bu Konuda Sadece Hükümeti'de su&cc... Devamı